Perşembe , 27 Temmuz 2017
Ana Sayfa » Hayatın İçinden » Metrodaki kemancı

Metrodaki kemancı

Adamin biri soğuk bir kış günü sabahın erken saatlerinde Washington Metrosunda bir köşeye geçer, kemanını çıkarır ve çalmaya baslar.  Kırk beş dakika boyuca 6 Bach çalar. Çoğu insanın işe gittiği ve metro istasyonunun yoğun olduğu bu saat süresince 1100 kişinin metro istasyonunun içinden geçtiği tespit edilir.

Üç dakika geçer orta yaşlı bir adam birinin kemanın çaldığını farkeder. Yavaşlar, bir kaç saniyeliğine durur ve sonrasında aceleyle yürümeye devam eder, yapacaklarından geri kalmasın diye.

İki dakika sonra bir bayan önünden geçerken kemancıya bir dolarlık ilk bahşişini vermiş ve hiç durmadan yoluna devam etmiştir.

Bir kaç dakika sonra birisi dinlemek için duvara yaslanır saatine bakar ve tekrar yürümeye başlar. Besbelli adam işine geç kalmıştır.

En çok dikkat eden ise üç yaşında bir çocuktur. Annesi acelece çekiştirirken durup kemancıya bakar. Sonunda annesi kuvvetlice çekiştirir çocuğu ve çocuk sürekli arkasına bakarak yürümeye devam eder. Bu olay diğer bir çok çocuk tarafindan tekrarlanir, fakat istisnasiz tüm ebeveynler çocuklarını yürümelerine devam etmeye zorlarlar…

Kemancinin 45 dakikalik gosterisi boyunca sadece 6 kisi durup bir sure bekler. 20 kisi kendisine para verir, sonra yine normal bir sekilde yurumeye devam ederler. 32 dolar toplar kemanci. Gosterisi bitipte etrafa sessizlik hakim oldugunda hic kimse farketmez bile.Kimse alkislamaz yada tanimaz.

Kimse az once dunyadaki yazilan eserler arasindaki en essiz parcayi 3.5 milyon dolar degerindeki kemaniyla calan bu kisinin dunyanin en yetenekli muzisyenlerinden Joshua Bell oldugunu farkina varmaz.

Bu olaydan iki gun once biletlerinin ortalama 100 dolar oldugu konserin biletleri yok satmistir.

Bu gercek bir hikayedir. Joshua Bell in bu metro istasyonunda kimligi belirsiz bir sekilde verdigi konser Washinton Post tafafindan algilama, zevk ve inanlarin onceliklerini kapsayan sosyal arastirmanin bir parcasi olarak tertip edilmistir.

Ozet olarak : Ortak bir cevrede, uygunsuz bir zamanda guzelligi algilayabiliyormuyuz? Durupta bunu takdir ediyormuyuz? Bir yetenegi beklenmedik bir icerikte tanimlayabiliyormuyuz?

Bu arastirmadan edinelecek muhtemel sonuclardan biri sudur : Eger dunyanin en unlu muzisyenlerinden birinin dunyada yazilan en iyi eserlerden birini calarken onu durupta dinleyecek bir dakikamiz bile yoksa, acaba daha neler kaciriyoruz hayatta?

Hakkında Önder

Anlık duygularını, bilgilerini, buluşlarını, fikirlerini ve tecrübeleri insanoğlunun faydasına sunmak için modaya uyup blog açmış biri...
  • Güzel yazı teşekkürler…

  • G@RDi

    Gerçekten çok süper bir paylaşım. ellerinize sağlık…
    “Eger dunyanin en unlu muzisyenlerinden birinin dunyada yazilan en iyi eserlerden birini calarken onu durupta dinleyecek bir dakikamiz bile yoksa, acaba daha neler kaciriyoruz hayatta?”